1992 yılında kurulan ve kurulduğu günden beri ürettiği kaliteli alçak gerilim kabloları ile ülkemiz kablo sektörünün gelişmesinde büyük emeği olan Göldağı Kablo’nun yetkilisi Volkan Çiçek ile kablo ve bakır üretimlerini, Çerkezköy’de kurdukları yeni üretim tesislerini ve sektörü konuştuk.
Göldağı Kablo ticari faaliyetlerine ne zaman ve nasıl başladı?
Göldağı Kablo 1992 yılında kuruldu ancak bizim sektöre girişimiz 1974 yılında oldu ve 1974 yılından bu yana biz piyasadayız. Babam ve ortaklarının kurduğu firma uzunca bir süre bakır ticareti yapmış ve sektörün önde gelen kablo üreticilerinin bakır ihtiyacını karşılamış. 1992 yılında piyasanın ihtiyacından ve dayatmasından dolayı Bahçeköy’de kablo imalatına başladık. Daha sonra Gebze’de bir bakır tesisi kurduk. Bakır imalatının ve kablo imalatının farklı yerlerde olmasının bir takım dezavantajları olduğunu gördük ve bunun üzerine üretimi Çerkezköy’de kendi arsamız üzerine kurduğumuz modern üretim tesisimize taşıdık. Burada kurduğumuz iki tesisten birisinde kablo imalatı yapıyoruz. Diğeri de kablo ergitme tesisi olarak yoluna devam ediyor. Şimdi de üçüncü fabrikamızı kuruyoruz. Yeni fabrika ile birlikte tam anlamıyla bir entegre tesis haline gelmiş olacağız.
Bakır ergitme tesisinde ürettiğiniz bakırı sadece kendi kablo üretiminizde mi kullanıyorsunuz yoksa başka kablo üreticilerine de bakır satışı yapıyor musunuz?
Bakır ergitme tesisimizin kapasitesi çok yüksek. Aylık 1200 ton bakırı işleyebiliyoruz. Bu üretimimizin 700 tonunu kendi kablo imalatımızda kullanıyoruz. Geri kalanını da başka kablo üreticilerine satıyoruz. Bu arada yeni fabrikamız bitmek üzere. Yeni fabrikada kullanacağımız yeni nesil ve teknoloji ile donatılmış kablo makinalarının siparişlerini de verdik. Bu arada firmamızın en büyük özelliklerinden birisi de işe yaramayan atıl kabloları geri dönüşüm tesisinde kırarak plastiğini ayrı bakırını ayrı dönüştürerek yeniden kullanımını sağlamasıdır.
İhracatını var mı? Varsa toplam üretimimizin ne kadarını ihraç ediyorsunuz?
Elbette ihracatımız var. Üretimimizin %35’ini ihraç ediyoruz. Yüzde 65’ini de iç pazardaki müşterilerimize satıyoruz. İhracat yaptığımız ülkeler arasında ağırlıklı olarak başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere; Afrika ülkeleri, Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri ve Doğu Avrupa ülkeleri yer alıyor. İhracatımızı artırmak ve ihracat yaptığımız ülkelere yenilerini eklemek için dünyanın değişik ülkelerinde düzenlenen fuarlara katılarak ürettiğimiz kabloları o bölgelerdeki satın almacılar la buluşturuyoruz.
Göldağı Kablo Ar–Ge ve Ür–Ge çalışmalarına bütçe ayırıyor mu? Ar-Ge çalışmalarınız hangi aşamada?
Firmamız hem Ar-Ge hem de Ür-Ge konusunda ciddi anlamda çalışmalar yapıyor. Az önce bahsettiğim yeni üretim tesisinde modern test cihazları ile donatılmış bir Ar-Ge laboratuvarımız olacak. Bu laboratuvarda görevli olan arkadaşlarımız hem var olan ürünlerimiz de bir takım yenilikler yapacak hem de yeni ürün geliştirme konusunda da faaliyette bulunacaklar.
Firmanızın ürün yelpazesinden ve bu ürünlerin kullanım alanları ile ilgili okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Biz AG dediğimiz alçak gerilim kabloları üretiyoruz. Ağırlıklı olarak binalarda kullanılan tesisat kablolarının üretimini gerçekleştiriyoruz ancak yeni tesisimizde alüminyum kablolarında üretiminiz gerçekleştireceğiz. Alüminyum kablo ile ilgili bütün fizibilite çalışmalarını yaptık ve kısa süre sonrada alüminyum kablolar ürün yelpazemizdeki yerini alacak. Aslında alüminyum kablo üretimine piyasadan gelen baskılar sonucunda karar verdik çünkü bu kablolar bakır kabloların dörtte biri fiyatına satılıyor ve artık devlet ihalelerinde de kullanılıyor.
Peki solar kablo üretmeyi düşünüyor musunuz?
Solar enerji sektörü bizim için önemli bir sektör ve giderekte enerjide ağırlığını hissettirecek bir sektör. Bizde bunun bilincinde olan bir firma olarak yeni tesisimizde solar kablo üretimi yapacağız yılların verdiği tecrübe ve modern üretim tesisimizle birlikte bu pastadan bizde payımıza düşeni alacağız.
Volkan bey, Göldağı Kablo’nun kablo sektöründeki başarısını sırrı nedir? Sizi rakiplerinizden üstün kılan özellikleriniz neler?
Öncelikle 50 yıldır sektörde oluşumuz ve neticesinde pazarlama ağımızın çok güçlü oluşu bizim sektördeki başarımızın en büyük sırrı. Bir kere babam ve ortakları kablo ve bakır sektöründe uzun süredir iş yaptıkları için bizim tanınma gibi bir sorunumuz yok. İnternetten satışlarımızda olmasına rağmen biz hala daha yüz yüze satışı, sıcak satışı daha çok önemsiyoruz. Çünkü sektörde, piyasada neler yaşandığını bu satış yöntemi ile birebir gözlemliyoruz bu nedenle piyasada olup bitene daha kolay hakim olabiliyoruz.
2024 yılı firmanız açısından nasıl geçti. 2025 yılı ile ilgili hedefleriniz neler?
2024 yılında biz hedeflerimize ulaştık. Ülkemizde yaşanan ekonomik krizden biz çok fazla etkilenmedik çünkü firma olarak yurtdışında çok etkiniz ve ihracat konusunda ciddi bağlantılarımız var. Bu arada hem bakır üretim tesisimizin olması hem kablo üretim tesisimizin olması bizim hedeflerimize ulaşmamızda büyük rol oynuyor. Birinde işler iyi gitmiyorsa diğerinde muhakkak işler iyi gidiyor ve ikisi birbirini dengeliyor. 2025 yılında da yeni fabrika ve yeni makine yatırımlarımızla ile birlikte kapasitemizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Hem yurtdışında hemde yurtiçinde pazar payımızı daha da artırarak sektördeki konumumuzu güçlendireceğiz. Zaten sektörün bilinen firmalarından birisiyiz. Az öncede belirttiğim gibi yeni üretim tesisimizle birlikte gücümüze güç katarak sektörümüzün en iyi oyuncularından birisi olmaya devam edeceğiz.
Volkan bey sektörün sorunlarını yakından bilen birisi olarak bize sektörün sorunları ile ilgili neler söylemek istersiniz? Mesela merdiven altı kablo üreticileri, kalitesiz kablo üretimi, sektör ve kullanıcılar için ne tür tehlikeler oluşturuyor?
Türkiye’de merdiven altı üretim yapan firma sayısı oldukça azaldı. Bu tür üreticileri Afrika ülkelerinde, 3. Dünya ülkelerinde görüyoruz artık. Ülkemizde de bu tür üreticiler her ne kadar azaldı desek te kalitesiz kablo üreten yani bakırın içine demir katarak üretim yapan firmalar maalesef ki var. Bu kablolar da insan hayatı için büyük risk oluşturuyor ve binalarda yangınların çıkmasına neden oluyor. Bu bahsettiğim tarz kabloları devlet denetliyor ve bu tür üretim yapan kablo firmalarının isimlerini devlet kamuoyu ile paylaşıyor aynı zamanda da bu firmalara ciddi cezalar kesiyorlar. Belli bir zaman sonra bu firmalar yeniden aynı şekilde üretim yapmaya devam ediyorlar. Bana sorarsanız sektörümüzün en büyük sorunu fazla kar edebilmek için kalitesiz üretim yapan insan hayatını tehlikeye atan firmalar.
Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Ben biraz daha yeni kurduğumuz tesisten bahsetmek istiyorum. Az öncede belirttiğim gibi yeni tesiste modern makinalarla donatılmış bir Ar-Ge bölümümüz olacak. Ülke olarak kablo üretim teknolojimiz çok geride aslında. Dünyada çok üstün teknoloji ile üretilen kablolar var. O beğenmediğimiz Çin’de bile öyle modern kablo üretim tesisleri var ki inanamazsınız. Ülkemizde de isim yapmış dünya markası olmuş firmalar bile teknoloji anlamında kendini geliştiremediği için sektördeki eski güçlerini yitirmeye başladılar. Bizim sektör olarak bir an önce kendimizi toparlayıp teknolojiye yatırım yaparak üretim tekniklerimizi değiştirip Avrupa’ya ve Amerika’ya mal satar hale gelmemiz lazım. Biz para kazanmak için üçüncü dünya ülkelerine satış yapıyoruz evet bu ülkelere yaptığımız ihracattan para da kazanıyoruz. Bu satış bizim ilerlediğimiz anlamına gelmiyor eğer böyle gidersek dünyanın önde gelen kablo üreticileri ile rekabet edecek şartları oluşturmazsak yerimizde saymaya devam ederiz. Eğer yerimizde saymak istemiyorsak dünyanın önde gelen kablo üreticileri arasında yer almak istiyorsak muhakkak teknolojiye yatırım yapmalıyız. Biz bunun ilk adımını attık ve yeni fabrikamız için yeni makine siparişleri verdik inşallah iki ay içerisinde yeni makinelerimizle üretim yapmaya sonrasında da dünya pazarlarında daha güçlü bir şekilde boy göstermeye başlayacağız.