Yunus Şen: ‘Parayı Panele Değil, Sistem Bütününe Yatırın. GES’in Ömrü, Taşıyıcı Sistemin Zekâsıyla Doğru Orantılıdır”

HomeRöportajlar

Yunus Şen: ‘Parayı Panele Değil, Sistem Bütününe Yatırın. GES’in Ömrü, Taşıyıcı Sistemin Zekâsıyla Doğru Orantılıdır”

M. Barbaros Sayıl: ‘’Ülkemizin Krem Lehim Üreten Tek Yerli Firmasıyız’’
Hayri Güzel: ‘Küçük İşletmeden Dev Fabrikaya Koli Fabrikası Olarak Bir Başarı Öyküsü’
Gökhan Tiktaş: ‘Düşük Enerji Tüketimine Sahip, Yüksek Ömürlü Aydınlatma Ürünleri İle Ülke Ekonomisine Katkı Sunuyoruz’

2020 yılında kurulan ve kısa sürede GES sistemlerinin taşıyıcı altyapılarının üretimi konusunda sektörünün önde gelen firmaları arasında yer almayı başaran MCT Metal’in kurucu ortağı ve Genel Müdürü Yunus Şen ile MCT Metal’i, üretimlerini ve GES sistemlerinde taşıyıcı altyapının neden neden bu kadar önemli olduğunu konuştuk.  

Kısaca şirketinizin kuruluş hikayesinden bahsedermisiniz?

Mühendislik gücümüzü sahaya taşımak istedik. Kendi deneyimimizle birlikte müşteriye özel, uzun ömürlü çözümler üretmeyi hedefledik.

Ürün yelpazenizde ne tür ürünler yer alıyor?

Arazi, çatı, otopark ve eksenli GES taşıma sistemleri, beton ankrajlı yapılar, alüminyum kanca sistemleri ve müşteri taleplerine özel tasarımlar bulunuyor.

Çatı sistemlerinde hangi teknik detaylara odaklanıyorsunuz?

Magneliz malzeme ve Sıcak daldırma galvaniz koruması, taşıyıcı sistemin çatının eğimine göre ayarlanması, uygun hava sirkülasyonu ve yük dengesini sağlayan klempleme sistemleri gibi detaylara odaklanıyoruz.

Otopark sistemlerinin avantajı nedir?

Enerji üretimini gündelik yaşamla entegre ediyoruz. Araçlar için gölgelik sağlarken aynı anda elektrik üretimi sağlanıyor. Ayrıca estetik ve işlevselliği bir araya getiren projeler geliştirmeye özen gösteriyoruz.

Eksenli sistemlerin sunduğu avantaj nedir?

Güneşin hareketine göre yön değiştiren bu sistemler, sabit sistemlere kıyasla %20’ye kadar daha fazla enerji üretimi sağlar. Doğru otomasyonla birleştirildiğinde verimliliği ciddi şekilde artırır.

Yapısal sistemlerde ne tür malzemeleri tercih ediyorsunuz?

1.50mm ila 6.00 mm arası çelik, ST52, Magnelis ve alüminyum kullanıyoruz. Korozyon riski olan alanlarda paslanmaz çelik tercihimizdir. Malzeme seçimi proje koşullarına, iklime ve zemin yapısına göre belirlenir. 

Montaj süreci hakkında neler söylemek istersiniz?

Projeye birebir sadık kalıyoruz. Montaj öncesinde detaylı saha kontrolü yapılıyor. Montaj sırasında her adım kontrol listesine göre işleniyor ve bağımsız kalite kontrol süreciyle destekleniyor.”

Sürdürülebilirlik sizin için ne kadar önemli ve bu konudaki hedefleriniz neler?

Enerji tasarruflu üretim süreçleri, çevre dostu galvanizleme teknikleri, sistemsel kablo yönetimi ve uzun ömürlü malzeme seçimiyle çevreye duyarlı üretim yapıyoruz.

Uluslararası arenada gerçekleştirdiğiniz projeleriniz var mı?

“İtalya, Arnavutluk, Sırbistan, Makedonya, Kosovo, Romanya, Kıbrıs, Bulgaristan ve Türkiye’nin birçok bölgesinde yüksek MW kapasiteli GES projelerinde yer aldık. Her coğrafyaya uygun çözümler üreterek sahada test edilmiş sistemler sunuyoruz.

İleriye dönük hedefleriniz hedefleriniz neler?

BIPV sistemleri (binaya entegre fotovoltaik), dijital izleme çözümleri ve akıllı montaj sistemleri üzerine yatırımlar yapmayı planlıyoruz.

Güneş paneli taşıyıcı sistemlerinde en sık karşılaşılan problemler nelerdir?

GES projelerinde en çok rastlanan sorunlardan biri, zeminle ilgili öngörü eksikliğidir. Özellikle drenaj sisteminin iyi planlanmaması, su birikintilerine ve bu nedenle oluşan taşıyıcı sistem deformasyonlarına neden olabiliyor. Killi ya da yumuşak zeminlerde bu durum daha da belirginleşiyor. Ayrıca dolgu yapılmış alanlarda yeterli sıkıştırma yapılmazsa, zamanla sistemde çökmeler meydana geliyor. Bu tür sorunları önlemek için biz zemin analizini tasarıma entegre eden firmalardan biriyiz.

Panelin üzerinde kar birikmesi neden önemlidir?

Kış aylarında kar yükü, taşıyıcı sistemin maruz kaldığı statik yükü ciddi şekilde artırabilir. Özellikle eğimli çatılarda ya da saha sistemlerinde kar birikimi eşit dağılmaz ve yük dengesizliklerine neden olur. Bu da zamanla profil eğimlerinde kalıcı deformasyonlara, bağlantı noktalarında ise gerilme çatlaklarına yol açar. Bu nedenle projelerimizde Eurocode’a uygun kar yükü senaryoları ve simülasyonları ile tasarım yapıyoruz. Karın nerede birikeceğini önceden hesaplıyoruz.

Prefabrik yapılarda kurulum neden risklidir?

Prefabrik yapılar, taşıyıcı sistem anlamında genellikle daha sınırlı bir mukavemete sahiptir. Yapının çatı makasları veya aşıkları çoğu zaman güneş paneli sisteminin ek yükünü kaldırmak üzere tasarlanmamıştır. Bu tür yapılarda kolon takviyesi ya da çapraz gergilerle güçlendirme yapmak genellikle mümkün olmaz. Bu durumda sistemin güvenliği tehlikeye girer. Biz projelere başlamadan önce yapının statik analizini detaylıca yaparız, gerekiyorsa alternatif çözümler öneririz. Prefabrik yapılar için özel montaj aparatları ve düşük yük profilli çözümler geliştiriyoruz.

GES sistemleri kurulurken zemin etüdü gerçekten gerekli mi?

Kesinlikle. Özellikle saha kurulumlarında birçok yatırımcı zemin etüdünü ‘gereksiz bir maliyet’ gibi görme eğiliminde. Oysa ki zeminin taşıma kapasitesinin bilinmemesi, ileride oluşacak sistemsel problemlerle hem zaman hem kaynak kaybına neden olabilir. SPT testi, araştırma çukuru gibi temel jeoteknik analizler, uygun temel tipinin belirlenmesinde hayati rol oynar. Biz zemin etüdü olmayan hiçbir sahada kazık çakmıyoruz.” 

Yapısal güçlendirme kararlarını nasıl alıyorsunuz?

Her projede ilk adımımız statik analizdir. Mevcut yapının taşıma kapasitesi, profil kesitleri, bağlantı detayları, aşık açıklıkları gibi tüm veriler yazılıma girilir. Bu analiz sonucuna göre eğer sistem yetersizse; ya taşıyıcı profili değiştiriyoruz, ya da ek kolon ve gergi sistemleriyle yapı güçlendirmesi öneriyoruz. Bazen sistemin tüm yönü değiştiriliyor, bazen modül sayısı azaltılarak yük dağılımı dengeleniyor. Hedefimiz her zaman hem teknik hem ekonomik açıdan optimum çözümü sunmak.

GES kurulurken Rüzgar ve deprem yükleri ne ölçüde önemseniyor?

Türkiye gibi bir deprem kuşağında yer alan ülkede, dış yükleri göz ardı etmek büyük hata olur. Biz projelerimizde rüzgar yükü hesaplarında TS EN 1991-1-4, deprem yükü için ise Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ni referans alıyoruz. Özellikle açık arazilerdeki kurulumlarda rüzgar, panelleri kaldıraç gibi etkiyebilir. Aynı şekilde çatı üzeri sistemlerde deprem etkisi, yapının dinamik davranışını ciddi ölçüde değiştirebilir. Bu yüzden yapının deprem anındaki titreşim tepkisi, panellerin ek kütlesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Montaj hatalarını nasıl önlüyorsunuz?

Projenin sahaya taşınması kadar, sahada nasıl uygulandığı da önemli. Biz, sahaya çıkmadan önce tüm detayları içeren montaj kılavuzları hazırlıyoruz. Montaj sırasında ekip lideri tarafından her adım kontrol listesine göre işleniyor. Montaj sonrası bağımsız kalite kontrol sürecimiz var. Örneğin her 10 bağlantıdan biri rastgele kontrol edilir, sapma varsa tüm sistem elden geçirilir. Bizce iyi mühendislik, iyi montajla tamamlanır.

Verimlilik açısından sabit mi eksenli sistem mi daha avantajlı?

Bu sorunun cevabı projenin coğrafyasına, yatırımın amortisman beklentisine ve kullanılabilir alana bağlı olarak değişir. Ancak genel anlamda konuşmak gerekirse, takip sistemleri sabit sistemlere göre %15–25 daha fazla verim sağlar. Tabii bunun yatırım maliyeti de daha yüksektir. O nedenle biz müşteriye hem teknik hem mali analiz sunarız. Yani ‘şu daha iyidir’ değil, ‘bu proje için en doğrusudur’ deriz.

Türkiye’de sektörün en büyük zayıf halkası nedir?

İki başlık var: standardizasyon eksikliği ve eğitimli montaj personeli yetersizliği. Her firma kendi sistemini geliştiriyor ama bu sistemlerin çoğu sahada aynı şekilde davranmıyor. Ayrıca doğru malzemeyi yanlış uygulayan bir ekip, bütün sistemi riske atabiliyor. Bu yüzden biz ürünle birlikte montaj eğitimi ve teknik destek de veriyoruz. Saha bilgisi olmadan sürdürülebilirlik olmaz.”