Orhan Dervişoğlu: ‘Ar-Ge Yatırımlarımızla Geleceğin Enerji İhtiyaçlarına Bugünden Cevap Verecek Çözümler Geliştiriyoruz’

HomeRöportajlar

Orhan Dervişoğlu: ‘Ar-Ge Yatırımlarımızla Geleceğin Enerji İhtiyaçlarına Bugünden Cevap Verecek Çözümler Geliştiriyoruz’

Yavuz Bulut: ‘PTC Test Belgelendirme: Güvenilir Test Hizmetleri İle Uluslararası Pazarda Firmalara Rekabet Avantajı Sağlıyor’
Taylan Yılmaz: ‘Elektronik Üretimde Kalite, Güven ve Teknik Destek Artık Bir Tercih Değil Zorunluluk’
Turgut Çağatay: “Geliştirdiğimiz Teknolojilerle Güneş Enerjisi Santrallerinin Yüksek Performansta Verimli Çalışmasını Sağlıyor, Enerjisini Artırıyoruz”

2015 yılında Diyarbakır’da kurulan ve kısa sürede bölgesinin en büyük üretim tesislerinden biri olmayı başaran, önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde İSO İkinci 500 listesinde, 3-5 yıl içerisinde ise İSO Birinci 500 listesinde yer almayı hedefleyen EFG Elektrik CFO’su Orhan Dervişoğlu ile üretimlerini, sektörü ve ileriye dönük hedeflerini konuştuk.

EFG Elektrik, 2015 yılında Diyarbakır’da kuruldu ve bugün bölgenin en büyük üretim tesislerinden biri haline geldi. Bu büyüme yolculuğunu nasıl özetlersiniz?

Şirketimiz, 19 Mart 2015 tarihinde 300.000 TL sermaye ile orta gerilim anahtarlama ürünleri, monoblok beton köşk, prefabrik merkez ve sac köşk üretimi amacıyla kuruldu. Geçen süreçte gerçekleştirilen hisse devirleri, sermaye artırımları ve şirket yapısındaki değişikliklerle birlikte bugün ulaştığımız güçlü yapının temelleri atılmış oldu.

Kurulduğumuz günden bu yana istikrarlı büyümeyi ve sürdürülebilir gelişimi önceliklendirerek faaliyetlerimizi sürdürdük. 2025 yıl sonu itibarıyla 497.000.000 TL ödenmiş sermayeye, 3.858.101.719 TL aktif büyüklüğüne, 2.698.403.832 TL özkaynak toplamına ve 1.368.115.968 TL ciroya ulaşmış bulunuyoruz. Fabrikamızdaki istihdam sayımızla, kısa sayılabilecek bir süre içerisinde bölgenin en önemli üretim tesislerinden biri haline gelmenin gururunu yaşıyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca büyüklüğümüzle değil; üretim gücümüz, kalite anlayışımız ve ülkemizin enerji altyapısına sunduğumuz katkıyla da sektörde güçlü bir konumda yer alıyoruz.

Orta gerilim anahtarlama ekipmanları sektöründe EFG Elektrik’i rakiplerinden ayıran temel özellikler nelerdir?

EFG Elektrik’i rakiplerinden ayıran en önemli özellik, ürünlerin tasarımından mühendisliğine, üretiminden saha kurulumuna, testlerinden satış sonrası hizmetlerine kadar tüm süreçleri kendi bünyesinde yönetmesidir. Ürünlerimizi IEC standartlarına uygun olarak üretiyor ve kalite ile güvenlikten ödün vermiyoruz. Güçlü Ar-Ge altyapımız, yetişmiş insan kaynağımız ve müşteri memnuniyetinde benimsediğimiz sıfır tolerans anlayışımızla sektörde fark yaratıyoruz.

Metal mahfazalı modüler hücrelerde kullanılan gazlı ayırıcı, SF6 gazlı kesici ve vakum kesici gibi kritik ekipmanları kendi bünyenizde üretmeniz size hangi avantajları sağlıyor?

Kesici ve ayırıcılar, anahtarlama ürünlerinin en kritik bileşenleri arasında yer alıyor. Bu ürünleri kendi bünyemizde üretebilmemiz; maliyet avantajı, tedarik sürelerinde esneklik ve kalite kontrolü açısından bize önemli katkılar sağlıyor. Ayrıca çevre dostu vakumlu kesici teknolojilerine yaptığımız yatırımlar sayesinde, özellikle Avrupa’da SF6 kullanımına yönelik dönüşüm sürecine şimdiden uyum sağlıyor ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü artırıyoruz.

21 bin metrekare kapalı üretim alanına sahip bir tesis olarak üretim kapasiteniz ve teknolojik altyapınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ulaşım ve teknolojik imkânların gelişmesi, ürünlerin dünya pazarlarına ulaşmasını kolaylaştırırken; ölçek ekonomisine uygun üretim yapamayan firmaların rekabet gücünü de zorlamaktadır. EFG Elektrik Enerji A.Ş. ise yıllık üretim kapasitesi ve güçlü teknolojik altyapısıyla sektörünün önemli oyuncularından biridir. Rekabet avantajımızı sürdürülebilir kılmak adına üretim teknolojilerimizi geliştirmeye ve sabit sermaye yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.

Ar-Ge çalışmalarına 2018 yılında başladınız ve 2025 yılında Ar-Ge Merkezi unvanını aldınız. Bu sürecin şirketiniz açısından önemi nedir?

Gelişmiş ülkelerin ve küresel ölçekte başarılı şirketlerin ortak noktalarından biri, Ar-Ge’ye yaptıkları yatırımlardır. Biz de bu bilinçle 2018 yılında başladığımız Ar-Ge çalışmalarımızı, 2025 yılında resmi Ar-Ge Merkezi unvanını alarak taçlandırdık. Müşteri nezdinde fark yaratmanın ve sürdürülebilir rekabet gücü sağlamanın yolu, mevcut olanı kopyalamaktan değil, yenilikçi ürünler geliştirmekten geçiyor. Ar-Ge Merkezimiz de bu dönüşümün ve katma değerli üretim anlayışımızın en önemli yapı taşlarından biri olacaktır

Hâlen eş zamanlı yürütülen Ar-Ge projelerinin odaklandığı başlıca teknolojik alanlar nelerdir?

Ar-Ge projelerimizde önceliğimiz; elektriğin güvenli, kesintisiz ve kaliteli iletimini sağlayacak teknolojiler geliştirmektir. Bu doğrultuda, orta gerilim modüler hücreler başta olmak üzere enerji altyapılarının verimliliğini ve güvenilirliğini artıracak yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyoruz.

Enerji sektöründe dijitalleşme, akıllı şebekeler ve uzaktan izleme teknolojileri hızla gelişiyor. EFG Elektrik bu dönüşümün neresinde yer alıyor?

Enerji sektöründe artık yalnızca enerjiyi üretmek ve iletmek değil; onu akıllı, verimli ve öngörülebilir şekilde yönetmek de büyük önem taşıyor. Yapay zekâ destekli analizler, uzaktan izleme sistemleri ve akıllı şebeke teknolojileri sayesinde arızalar önceden tahmin edilebiliyor, kesinti süreleri azaltılabiliyor ve enerji yönetiminde ciddi verimlilik sağlanabiliyor. EFG Elektrik olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almayı hedefliyoruz. Ürünlerimizi dijital altyapılarla uyumlu hâle getirirken, Ar-Ge yatırımlarımızla geleceğin enerji ihtiyaçlarına bugünden cevap verecek çözümler geliştiriyoruz. Güvenilirlik, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik yaklaşımımızla enerji sektörünün dijital dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz.

Orta gerilim ekipmanlarında yerli üretimin stratejik önemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli hakkında görüşleriniz nelerdir?

Gerek Rusya-Ukrayna savaşı gerekse bugün dünyanın farklı bölgelerinde devam eden jeopolitik gerilimler, enerji arz güvenliğinin aslında bir “milli güvenlik meselesi” olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu gelişmeler, fosil yakıt bağımlılığı yüksek olan ülkelerin krizlerden çok daha fazla etkilendiğini de ortaya koymuştur. Yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmek kadar, bu enerjinin güvenli, kaliteli ve kesintisiz bir şekilde nihai tüketiciye ulaştırılması da büyük önem taşımaktadır. Bu aktarımı sağlayan en kritik unsurlardan biri ise orta gerilim ekipmanlarıdır. Türkiye’nin bu alandaki üretim potansiyelinin oldukça güçlü olduğuna inanıyoruz. Ancak stratejik öneme sahip bu sektörlerin, özellikle yıkıcı uluslararası rekabete karşı korunmasını sağlayacak gerekli tedbirlerin alınması büyük önem arz etmektedir.

Kalite yönetimi, çevre yönetimi ve iş sağlığı güvenliği alanlarında sahip olduğunuz TS EN ISO 9001, 14001 ve 45001 standartları şirket kültürüne nasıl yansıyor?

TS EN ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, TS EN ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi standartlarını birbirinden ayrı uygulamalar olarak değil, aynı hedefe hizmet eden bir bütün olarak değerlendiriyoruz.

Bizim için iş sağlığı ve güvenliği her zaman öncelikli konuların başında yer alıyor. Güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasının yalnızca ekipman ve kurallarla değil; çalışanlarımızın farkındalığı, yöneticilerin liderliği ve sahadaki uygulamaların sürekli geliştirilmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle riskleri ortaya çıkmadan önce belirlemeye, çalışanlarımızın görüşlerini sürece dahil etmeye ve önleyici yaklaşımı çalışma kültürümüzün bir parçası haline getirmeye önem veriyoruz.

Kalite tarafında ise amacımız, süreçlerimizi daha kontrollü ve verimli hale getirerek müşterilerimize güvenilir ürün ve hizmet sunmak. Kalitenin sadece son kontrolde değil, işin planlanmasından tamamlanmasına kadar geçen tüm aşamalarda oluştuğunun bilinciyle hareket ediyoruz.

Çevre yönetiminde; kaynakların daha etkin kullanılması, çevresel etkilerin azaltılması ve sürdürülebilir uygulamaların günlük operasyonlarımızın bir parçası olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Entegre Yönetim Sistemi yaklaşımımızın temelinde insan, güvenlik ve sürekli gelişim anlayışı bulunmaktadır. Kalite, çevre ve iş sağlığı güvenliği konularını ayrı başlıklar olarak değil, şirketimizin uzun vadeli başarısını destekleyen ortak bir yönetim yaklaşımı olarak ele alıyoruz.

Sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk kapsamında üretim süreçlerinizde uyguladığınız başlıca projeler ve iyileştirmeler nelerdir?

Üretim faaliyetlerimiz gereği yüksek oranda elektrik enerjisi tüketiyoruz. Bu nedenle çevresel sorumluluğumuzun bilinciyle, doğaya saldığımız karbon emisyonunu azaltmak amacıyla 3 Nisan 2022 tarihinden bu yana ana fabrika binamızda 2 MW’lık çatı GES sistemini kullanıyoruz. Bunun yanı sıra, karbon ayak izimizi azaltma hedefimiz doğrultusunda binek araç filomuzu elektrikli araçlarla dönüştürmeye başladık ve bu kapsamda elektrikli araç kullanımını öncelikli hale getirdik.

EFG Elektrik’in ihracat faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Hangi pazarlarda yer alıyorsunuz ve yeni hedef pazarlarınız hangileri?

Önümüzdeki 10 yıllık dönemde hedefimiz, EFG Elektrik’in ülkemizdeki başarısını uluslararası pazarlara taşıyarak güçlü bir dünya markası haline gelmektir. Bu doğrultuda ihracat odaklı bir büyüme stratejisi izliyoruz. Başta yakın coğrafyamız olmak üzere Afrika ve Avrupa pazarlarında yeni iş birlikleri için görüşmeler gerçekleştiriyor, saygın uluslararası fuarlarda yer alıyoruz. İhracatın ciro içindeki payını önemli ölçüde artırmayı hedefliyor ve bu çalışmalarımızın olumlu sonuçlarını yakın gelecekte mali tablolarımıza da yansıtacağımıza inanıyoruz.

Nitelikli insan kaynağı ve teknik uzmanlık, enerji sektöründe büyük önem taşıyor. Çalışanlarınızın gelişimi için yürüttüğünüz eğitim ve yetkinlik programlarından bahseder misiniz?

En büyük sermayenin ve üretimin temel unsurunun, yapay zekâ çağında dahi insan olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla işe alımdan başlayarak tüm insan kaynakları uygulamalarımızı şekillendiriyoruz. Elektro-mekanik ürünler üreten bir şirket olarak nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacımız oldukça yüksek. Bölgemizde yetişmiş insan kaynağına erişim zaman zaman zorluklar barındırsa da çalışanlarımızı iç ve dış eğitimlerle destekleyerek yetiştiriyor; teknik ve kişisel gelişimlerini sürekli kılacak eğitim programlarına yatırım yapmaya devam ediyoruz.

Önümüzdeki 5 yıl için EFG Elektrik’in vizyonunu nasıl tanımlarsınız? Şirketinizi Türkiye ve dünya enerji sektöründe hangi noktada görmeyi hedefliyorsunuz?

Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde İSO İkinci 500 listesinde, 3-5 yıl içerisinde ise İSO Birinci 500 listesinde yer almayı hedefliyoruz. Türkiye’de yakaladığımız başarıyı uluslararası arenaya taşıma konusunda güçlü bir istek ve kararlılığa sahibiz.

Amacımız, üretim gücü, teknolojik yetkinliği ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle EFG Elektrik’i enerji sektöründe küresel ölçekte rekabet eden güçlü bir marka haline getirmektir.