X Koren Electric Yönetim Kurulu Başkan Vekili Harun Yerlikaya ile şalt sektörünün küresel ticaretteki dönüşümünü, değişen rekabet dinamiklerini ve Türkiye’nin gelecekteki konumunu konuştuk.
Şalt sektörü kamuoyunun çok yakından tanımadığı bir alan. Sizce bu sektörün ekonomideki gerçek önemi nedir?
Aslında şalt sektörü, görünmeyen ama hayatın her alanını ayakta tutan sektörlerden birisi konumunda. Bir fabrikanın üretime devam etmesinden bir hastanenin kesintisiz enerji almasına, veri merkezlerinden havaalanlarına, şehirlerin aydınlatılmasından kritik altyapılara kadar elektrik enerjisinin güvenli şekilde yönetilmesinin temelinde şalt sistemleri bulunuyor.
Dolayısıyla biz yalnızca elektrik ekipmanları üretmiyoruz; güvenliği, sürekliliği ve verimliliği sağlayan sistemler geliştiriyoruz. Bu nedenle şalt sektörü, ülkelerin sanayi altyapısının en stratejik temel bileşenlerinden birisidir.
Şalt sektörünün küresel ticaretteki yolculuğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son kırk yıla baktığımız vakit yalnızca dünya ekonomisi için değil, şalt sektörü açısından da büyük dönüşümlerin yaşandığı bir dönem oldu.
1980’li ve 1990’lı yıllarda uluslararası ticaretin merkezi büyük ölçüde Avrupa ve Kuzey Amerika’ydı. Teknoloji burada geliştiriliyor, kalite standartları burada belirleniyor ve dünyanın geri kalanı bu standartlara uyum sağlamaya çalışıyordu.
O dönemde Avrupa ve Amerika merkezli üreticiler yalnızca ürün ihraç etmiyor; aynı zamanda teknoloji, kalite ve güven ihraç ediyorlardı. Birçok gelişmekte olan ülke için Avrupa pazarına girebilmek başlı başına önemli bir başarıydı. Çünkü rekabet büyük ölçüde kalite standartlarını karşılayabilmek üzerine kuruluydu.
Bugün gelinen nokta ise bambaşka. Küresel ticaret artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji, hız, esneklik ve değişen müşteri beklentilerine uyum sağlayabilme becerisiyle şekilleniyor. Bu süreç, şalt sektörünü de kaçınılmaz bir dönüşüme taşıdı. Dün rekabetin kuralları farklıydı; bugün ise değer üreten, çözüm sunan ve değişimi doğru okuyabilen firmalar öne çıkıyor. Aslında şalt sektörünün son kırk yıllık yolculuğu, küresel ticaretin nasıl değiştiğini gösteren en somut örneklerden biri.
Peki size göre 2000’li yıllarla birlikte sektörün rekabet yapısı nasıl değişti?
2000’li yılların başında Çin’in küresel üretim merkezi haline gelmesi dengeleri kökten değiştirdi.
Daha önce teknoloji ve kalite ekseninde şekillenen rekabet, maliyet odaklı bir yapıya dönüştü. Dünya pazarları yoğun bir fiyat baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Şalt sektöründe de benzer bir tablo oluştu. Geleneksel üreticiler teknoloji ve marka gücüyle varlıklarını korumaya çalışırken, yeni oyuncular ölçek ekonomisinin sağladığı maliyet avantajıyla pazarlarda hızla büyüdü.
O dönemin en temel sorusu şuydu:
Kaliteden ödün vermeden maliyetler nasıl yönetilebilir?
Aslında sektörün son yirmi yıldaki en büyük mücadelesi tam olarak buydu.
Bugün baktığınızda uluslararası pazarlarda başarıyı belirleyen temel unsur nedir?
Bugün artık yalnızca ürün satmak yeterli değil.
Müşteriler sizden çözüm satın alıyor.
Bir dağıtım panosu, orta gerilim sistemi veya koruma ekipmanı artık tek başına değerlendirilmiyor.
Müşteri; mühendislik desteğini, satış sonrası hizmeti, dijital entegrasyonu, enerji verimliliğini, sürdürülebilirlik performansını ve uzun vadeli iş ortaklığını birlikte görmek istiyor.
Dolayısıyla rekabet ürün merkezli olmaktan çıktı; çözüm ve değer odaklı hale geldi.
Enerji dönüşümü sektörün geleceğini nasıl etkiliyor?
Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araç altyapıları, veri merkezleri, enerji depolama sistemleri ve akıllı şebekeler önümüzdeki yılların en önemli büyüme alanlarını oluşturuyor.
Bu yatırımlar beraberinde yeni bir talep dalgası meydana getiriyor.
Buna paralel olarak ticaretin coğrafyası da değişiyor.
Bugün Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika, Güneydoğu Asya ve Sahra Altı Afrika, sektörümüz açısından en hızlı büyüyen bölgeler arasında yer alıyor.
Önümüzdeki on yılda gerçekleştirilecek büyük enerji altyapı projelerinin önemli bir kısmının bu pazarlarda hayata geçeceğini düşünüyorum.

Uluslararası rekabette artık yalnızca şirketler mi yarışıyor?
Kesinlikle hayır.
Bugün rekabet eden yalnızca şirketler değil; ülkelerin oluşturduğu sanayi ekosistemleri.
Sanayi politikaları, ihracat destekleri, finansman olanakları, serbest ticaret anlaşmaları ve diplomatik ilişkiler firmaların rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
Artık güçlü üretim kapasitesinin yanında güçlü bir sanayi altyapısına sahip olmak da büyük avantaj sağlıyor.
Bu nedenle ülkelerin sanayi vizyonu ile şirketlerin büyüme stratejileri birbirini tamamlayan unsurlar haline geldi.
Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumunu nasıl görüyorsunuz?
Güzel soru bu teşekkür ediyorum. Türkiye önemli bir eşiğin üzerinde bulunuyor.
Yıllar içerisinde oluşan mühendislik altyapısı, üretim kabiliyeti ve ihracat kültürü sektörümüzün en güçlü sermayesi diye düşünüyorum.
Bugün Türk üreticileri Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Orta Asya’ya kadar çok geniş bir coğrafyada başarıyla rekabet edebiliyor.
Ancak bundan sonraki hedef yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek olmamalı.
Asıl hedef; daha fazla teknoloji geliştirmek, daha yüksek katma değer üretmek ve küresel ölçekte güçlü markalar oluşturmak olmalıdır.
X Koren Electric olarak bu dönüşüme nasıl hazırlanıyorsunuz?
Biz bu dönüşümü yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırımı olarak görüyoruz.
X Koren Electric olarak yüzde yüz yerli üretim gücümüzü; Ar-Ge, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim anlayışı ve mühendislik kabiliyetimizle destekliyoruz.
Amacımız yalnızca kaliteli ürün sunmak değil; müşterilerimize uzun vadeli çözüm ortaklığı sağlayan, çevreye duyarlı ve teknolojik açıdan güçlü çözümler geliştirmek.
İnanıyoruz ki gelecekte rekabet avantajı; üretim kapasitesinden çok bilgiye, inovasyona, güvene ve sürdürülebilirliğe yatırım yapan şirketlerin elinde olacak.
Son olarak sektör temsilcilerine vermek istediğiniz mesaj nedir?
Dünya artık eski dünya değil.
Pazarlar değişiyor, müşteri beklentileri değişiyor ve rekabet kuralları yeniden şekilleniyor.
Eskiden üretim gücü tek başına yeterliydi. Bugün ise üretim gücünün yanında bilgi, hız, esneklik ve güven en az onun kadar önemli hale geldi.
Artık önemli olan dünyanın neresinde üretim yaptığınız değil; müşterinize ne kadar değer sunduğunuzdur.
Şalt sektörü bu büyük dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.
Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca değişime uyum sağlayanlar değil; değişimin yönünü doğru okuyarak bugünden yatırım yapan şirketler olacaktır.
“Şalt sektörü, enerji dünyasının görünmeyen ama vazgeçilmez kahramanlarından biridir. Güvenli ve kesintisiz yaşamın, güçlü sanayinin ve sürdürülebilir kalkınmanın temelinde sağlam bir elektrik altyapısı vardır. Bugün yaşanan küresel dönüşüm, sektörümüze önemli fırsatlar sunarken aynı zamanda yeni sorumluluklar da yüklüyor. Türkiye’nin sahip olduğu mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla bu dönüşümün güçlü aktörlerinden biri olacağına yürekten inanıyorum. Biz de X Koren Electric olarak, yerli üretim gücümüzü teknoloji, kalite, sürdürülebilirlik ve inovasyonla buluşturarak yalnızca bugünün değil, geleceğin enerji altyapılarına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki geleceği şekillendirecek olan yalnızca üretenler değil; değer üretenler, güven verenler ve değişime yön verenler olacaktır. Sektörümüzün geleceğine olan inancımız tam. Daha güçlü bir sanayi, daha sürdürülebilir bir dünya ve daha parlak bir gelecek için çalışmaya, üretmeye ve ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz.”
