Teknoparklar ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri

10.1.2021 TeknoPark, Elektrik Dünyası Dergisi, Dr.İsmail Çelik

Teknoparklar 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri(TGB) 06 Temmuz 2001 tarihli ve 24454 sayılı,  6170 sayılı kanun ile kurulmuştur. Zamana bağlı olarak da ihtiyaçlar doğrultusunda yönetmelikler ve güncellemeler yapılarak Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Genel olarak devletin yüksek ve ileri teknoloji üretilmesi ve bu alanda rekabetçi olmaya yönelik alınmış sağlıklı stratejik karardır. Zira bilindiği üzere ülkemiz ileri teknoloji üretiminde istenen seviyede değildir.  

2001 yılından itibaren uygulamaya konulan kanun ile sanayicimizi, araştırmacı ve üniversitelerimiz ile buluşturarak teknolojik üretime yönelik yeni ürün ve üretim yöntemleri geliştirmelerini sağlayacaktır. Kanun kapsamında; Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Aralık 2020 itibariyle; toplam 87 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi mevcut olup başta Ankara 10, İstanbul 10, Kocaeli 5, İzmir 4 ve diğerleri şeklindedir.  Diğer veriler ise aşağıdaki tablodan görülebilir.

Toplam Firma Sayısı

6.282

Yabancı/Yabancı ortaklı Firma Sayısı

321

Akademisyen Ortaklı Firma Sayısı

1.323

Toplam Personel Sayısı

64.892

Ar-Ge

53.493

Tasarım

931

Destek

3.905

Kapsam Dışı

6.563

Proje Sayısı (Devam Eden)

10.641

Proje Sayısı (Tamamlanan )

38.428

Toplam Satış (TL)

107,7

Milyar Toplam İhracat (USD)

5,5 Milyar

Not: Paylaşılan istatistiki bilgiler, Aralık 2020 sonu itibariyledir.

Teknoparklar içerisinde Üniversite-Sanayi işbirliğine yönelik olarak Teknoloji Transfer Ofisleri(TTO) mevcuttur. Burada amaç üniversitede yapılan araştırmalar ve sonucunda ve geliştirilen teknolojinin sanayiye transferidir. Ancak teknopark kurulum süreçleri ve akademik tarafa da hakim biri olarak bu konuda gerek sanayi gerekse de üniversitelerin yeterli iletişimlerinin olmadığı ve dolayısıyla güven tesisinin de olması gerekli tecrübemizle sabit olup ivedilikle aşılması gereken başka bir handikaptır.

Bu bakımdan özellikle günümüz rekabetçi dünyasında yüksek teknolojiye dayalı ürün üretmek, mevcut ürünlerinde yenilik veya teknoloji transferi yapmak isteyen Elektrik Dünyası Dergisi firmaları ile okurlarının kendilerine en yakın olan Üniversite ve teknoparklarla ivedilikle iletişime geçmelerini öneririm.

2019 yılı itibarı ile Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret verilerine göre ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 3,62, ithalatta ise yüzde 15,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Rakamsal olarak 5,9 milyar dolarlık yüksek teknolojili ürün ihracatına karşılık, ithalat 23,6 milyar dolar olmuştur. Görüldüğü üzere Türkiye yüksek teknolojili ürün ticaretinde 17,7 milyar dolarlık açık vermiştir.  Açık tutarı 2018’de 18,1 milyar, 2017’de de 23,1 milyar dolar seviyesinde olmuştur. Aleyhimize olan bu açıktaki azalma ihracatın artışından değil, ekonomideki daralma nedeni ile ithalattaki düşüşten kaynaklanmıştır.

Bu olumsuz durumları ülkemiz lehine çevirmek için ileri teknoloji üretmekten başka çare de görünmemektedir.  İşte bu amaçla teknoparklar kurulmuş olup üniversite sanayi iş birliği de karşılıklı iki taraflı teşvik edilerek mal ve hizmet üretmek isteyen girişimcilerin, araştırmacı ve akademisyenlerin sınaî ve ticari faaliyetlerini üniversiteler ile iş birliği yürütebilmeleri yeni ve ileri teknolojik ürün üretebilmeleri amaçlanmıştır.

Doğru olacak ana stratejik hedef ise Ar-Ge’ye dayalı ileri teknoloji üretebileceği sürdürülebilir bir ekosisteminin oluşturulabilmesidir. Zira yüksek ve sürdürülebilir teknoloji üretimi bilgi birikimi ve kültür gerektirir. Bu nokta gözden kaçırılmaması gereken uzun süreli efor ve plan gerektiren çabalar birikimidir. Bu bakımdan sürdürülebilir Ar-Ge kültürü oluşturmak üniversitelerden ve akademik bilgi birikiminde yararlanabilmek gerekir.  

Teknoparkların amacı ülkemizin rekabetçi ve sürdürülebilir kalkınmasını teminen üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörleri arasında işbirliğidir.

- Uluslararası rekabetçi ihraç edilebilir teknolojik bilgi ve ürün üretilmesi,

- Üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik,

- Ürün kalitesinin veya standardının yükseltilmesi,

- Verimliliğin artırılması, üretim maliyetlerinin minimize edilmesi,

- Teknolojik bilginin ticarileştirilmesi,

- Teknoloji yoğun yatırım ve girişimciliği desteklemek,

-  Araştırmacı ve vasıflı kişilere gerek uygulama ortamı gerekse de iş imkânı yaratmak,

-  Akademik yayın, ulusal ve uluslararası bilgi birikimine katkı,

- Teknoloji transferine katkıda bulunmaktır.

Hedeflenen ise Türkiye’nin yukarıda verilen Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerinde iyileşme sağlayacak rekabetçi sanayinin ve sürekli gelişimini temindir. Yoksa geleneksel emek yoğun düşük katma değerli üretim ve dolayısıyla düşük gelir tuzağına mahkûm olmaktır. Bu nedenle Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve dolayısı ile teknoparklarla hedeflenen stratejiler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

- Ar-Ge potansiyeline ve teknoloji üretebilme yeteneğine katkı,

- Sürdürülebilir kalkınma,

- Girişimciliği ve yenilikçiliği teşvik etmek ve destek,

- Sektör önceliklerinin planlanması ve stratejilerin oluşturulmasına katkı,

- Teknoloji transferi için uygun ortam yaratmak,

- Dünya pazarlarına yönelik ileri teknoloji ürün ve hizmet üretiminin desteklemesi,

- Sanayi-üniversite işbirliğini etkin ve sürekli kılmak,

- üniversitedeki araştırma altyapısının ve bilgi birikiminin ekonomik değere dönüşüm katkısı,

- Nitelikli işgücüne ülke içinde istihdam yaratmak,

- Yüksek/ileri teknoloji yatırımları yapacak, yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandırma ve Ar-Ge çalışmalarında uluslararası işbirliğini güçlendirmektir.

Teknoparkların Avantajları

•Kurumlar Vergisi: Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için gelir ve kurumlar vergisinden muafiyet

•Çalışan Gelir Vergisi Muafiyeti: Bölgede çalışan (öğretim üyeleri dahil) Ar-Ge personeli ve destek personelinin( %10’u geçmemek şartıyla) bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır.

•Üzerinde çalışılan yeni taslak kanun çalışmalarında sürenin 2028 yılına kadar uzatılacağı, teşvik kapsamının da genişletileceği hazırlık çalışmaları mevcut olup bu konu başka bir yazımızda detaylandırılacaktır.

•SSK İşveren Payı: 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun geçici 2. maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, her bir çalışan için beş yıl süreyle T.C Maliye Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır.

KDV Muafiyeti: Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde, sadece bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden de istisnadır.

•Damga Vergisi: Kanun kapsamında tanımlanan her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen kâğıtlardan damga vergisi alınmamaktadır.

•Yabancı Yatırımların Desteklenmesi: Yabancı özel hukuk tüzel kişileri 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yönetici şirkete iştirak edebilir. Ayrıca, yabancı yatırımcılar, 4691 ve 6170 sayılı kanunlar kapsamında yazılım geliştirme ve Ar-Ge faaliyetlerini Bölgede yürütebilir.

Yabancı Uyruklu Personel Çalıştırma Kolaylığı: Bölgelerde 4875 sayılı Kanun, 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yabancı uyruklu yönetici ve vasıflı ar-Ge personeli çalıştırılabilir.

Not: Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü’nden alınmış olup Aralık 2020 tarihi itibarı iledir.