Türkiye’de yüksek gerilim ekipmanları ve iş güvenliği ürünleri alanında uzun yıllara dayanan deneyimiyle faaliyet gösteren Güven Elektrik, distribütörlükten üretici kimliğine uzanan yolculuğunu Lion Energymarkasıyla yeni bir boyuta taşıdı. Yerli mühendislik anlayışıyla geliştirilen yüksek ve orta gerilim izolasyon çözümleri, buşing koruma sistemleri, kablo aksesuarları ve iş güvenliği ekipmanlarıyla hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdüren şirket, yeni yatırımlarıyla üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Elektrik Dünyası Dergisi olarak Lion Energy markasının üretim ve satış yöneticisi Ezgi Serap Şahin ile şirketin gelişim sürecini, yerli üretimin önemini, yüksek gerilim izolasyonunda yaşanan dönüşümü, Ar-Ge çalışmalarını ve gelecek vizyonunu konuştuk.
Sayın Ezgi Serap Şahin öncelikle sizi ve Lion markasının kuruluş hikâyesini dinleyebilir miyiz?
Elektrik sektörünün içerisinde uzun yıllardır aktif olarak çalışıyorum. Özellikle yüksek gerilim ekipmanları, enerji nakil hatları ve elektrik dağıtım sistemleri alanında edindiğimiz saha tecrübesi, LİON markasının temelini oluşturdu.
Markamızı kurarken hedefimiz yalnızca ticaret yapmak değildi. Enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu kaliteli ürünleri doğru teknik bilgiyle müşteriye ulaştıran, çözüm odaklı bir yapı oluşturmayı amaçladık.
Sahada edindiğimiz deneyimler ise bize önemli bir gerçeği gösterdi: Türkiye’nin bu alanda güçlü bir yerli üreticiye ihtiyacı vardı. İşte üretime geçme kararımızın temelinde de bu ihtiyaç yer aldı.
İthal ürünlerden yerli üretime geçiş kolay bir karar olmasa gerek. Bu dönüşüm nasıl gerçekleşti?
Gerçekten kolay bir süreç değildi. Çünkü distribütörlükte hazır bir ürünü temsil ediyorsunuz; üretimde ise tasarımdan kalite kontrolüne, sertifikasyondan satış sonrası desteğe kadar bütün sorumluluk size ait oluyor.
Biz üretime geçmeden önce yıllarca son kullanıcı ustaları dinledik. Elektrik dağıtım şirketleri, yüklenici firmalar, organize sanayi bölgeleri ve enerji üretim tesislerinde çalışan teknik ekiplerle sürekli iletişim hâlindeydik.
En çok hangi ürünlerde sorun yaşandığını, hangi ürünlerin ithal edildiğini, hangi alanlarda arz açığı bulunduğunu birebir gözlemledik. Ardından uzun süren Ar-Ge çalışmalarımızı başlattık ve 2016 yılında Lion Energy markasını kurarak üretime adım attık.
Bugün geldiğimiz noktada distribütörlük deneyimimizin üretime çok büyük katkısını görüyoruz. Çünkü sahada yaşanan sorunları bilen bir üretici olarak çözüm geliştirebiliyoruz.
Lion Energy markasını biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Bugün hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?
Lion Energy olarak orta gerilim, yüksek gerilim ve alçak gerilim sistemlerine yönelik izolasyon çözümleri geliştiriyoruz.
Ürün portföyümüzde;
- Yüksek gerilim izolasyon ürünleri,
- Buşing izolasyon sistemleri,
- Silikon koruma ekipmanları,
- İzole sehpalar,
- İzole halılar,
- İzole eldivenler,
- Kablo aksesuarları,
- Isı ve soğuk büzüşmeli kablo başlıkları,
- Enerji nakil hatlarında kullanılan izolasyon çözümleri yer alıyor.
Ancak bizim için önemli olan ürün sayısından çok ürünün sahadaki performansıdır. Bir ürün yıllarca sorunsuz çalışıyorsa, bakım maliyetlerini azaltıyorsa ve enerji sürekliliğine katkı sağlıyorsa gerçek başarının orada başladığına inanıyoruz.
Son yıllarda özellikle buşing izolasyon sistemleri sektörün önemli gündemlerinden biri hâline geldi. Bu alandaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?
Enerji nakil sistemlerinde en kritik noktalardan biri bağlantı bölgeleridir. Trafolardaki buşingler, bağlantı ekipmanları ve açıkta kalan iletken bölgeler; kuş temasları, çevresel etkiler, nem ve kirlenme gibi nedenlerle ciddi arızalara sebep olabiliyor. Bu arızalar yalnızca ekipman kaybı oluşturmuyor. Aynı zamanda uzun süreli enerji kesintilerine, bakım maliyetlerine ve işletme kayıplarına da neden olabiliyor.
Biz bu noktada silikon esaslı buşing izolasyon sistemleri geliştiriyoruz. Ürünlerimiz yalnızca izolasyon sağlamıyor; aynı zamanda dış ortam koşullarına uzun yıllar dayanabilecek şekilde tasarlanıyor. Özellikle kuş kaynaklı kısa devrelerin önlenmesi konusunda ciddi katkı sağlıyoruz. Bugün enerji dağıtım şirketlerinin bu ürünlere olan ilgisinin her geçen gün arttığını görüyoruz.
Sık sık kalite vurgusu yapıyorsunuz. Sizce kaliteli bir izolasyon ürününü diğerlerinden ayıran en önemli unsur nedir?
Kalite yalnızca kullanılan hammaddeden ibaret değildir. Bir ürünün tasarımından başlayarak üretim tekniği, test süreçleri, kaplama kalitesi, mekanik dayanımı, ambalajı ve sahaya ulaşıncaya kadar geçen bütün süreç kalite anlayışının parçasıdır. Bugün piyasada fiyat odaklı rekabet nedeniyle standartların altında üretilmiş ürünlerle karşılaşabiliyoruz. Ancak enerji sektöründe düşük maliyetli ürün kullanmanın bedeli çok ağır olabilir. Bir izolasyon ürününde oluşabilecek küçük bir hata, milyonlarca liralık ekipman hasarına ya da çok daha önemlisi insan hayatını riske atan iş kazalarına yol açabilir. Bu nedenle biz hiçbir zaman fiyat üzerinden rekabet etmeyi tercih etmedik. Her zaman kaliteyle, güvenilirlikle ve uzun ömürlü ürün anlayışıyla büyümeyi hedefledik.
Lion üretim felsefesini tek cümleyle özetlemenizi istesek ne söylersiniz?
Şunu her platformda ifade ediyorum: “Enerji nakil hatlarında izolatörleri ve bağlantı noktalarını en yüksek standartlarda izole etmediğiniz sürece şebekede kesintisiz ve güvenli enerji akışı sağlayamazsınız.”
Bizim kalite politikamız yalnızca bugünün ihtiyacını karşılayan ürünler üretmek değildir. Amacımız; yıllarca sahada sorunsuz çalışacak, arıza riskini minimum seviyeye indirecek ve sektörün güvenle tercih edeceği ürünler geliştirmektir. Kalıcı marka olmanın yolu da tam olarak buradan geçiyor.
Üretim tesislerinizden söz edelim. Bugün Lion hangi altyapıyla üretim gerçekleştiriyor?
Üretim faaliyetlerimizi Ankara’daki tesislerimizde sürdürüyoruz. Üretimin her aşamasını kendi bünyemizde gerçekleştiriyor olmamız bizim en büyük avantajlarımızdan biri. Tasarımından kalıp hazırlığına, üretimden kalite kontrole ve sevkiyata kadar bütün süreçler tek bir kalite anlayışıyla yönetiliyor.
Bugün ağırlıklı olarak enerji nakil hatları, trafo merkezleri ve elektrik dağıtım sistemlerinde kullanılan izolasyon ürünleri üretiyoruz. Bunun yanında yüksek gerilim çalışma ekipmanları, silikon esaslı izolasyon çözümleri, kablo aksesuarları ve iş güvenliği ürünleri de üretim portföyümüzde önemli yer tutuyor.
Biz üretime yalnızca ürün imal etmek olarak bakmıyoruz. Aslında bir mühendislik hizmeti sunuyoruz. Çünkü her ürünün kullanılacağı saha şartlarını, iklim koşullarını, mekanik yüklerini ve elektriksel performansını üretim öncesinde değerlendiriyoruz.
Kalite kontrol süreçleriniz nasıl ilerliyor?
Enerji sektöründe hata yapma lüksünüz yoktur. Bu nedenle kalite bizim için üretim sonunda yapılan bir kontrol değil, hammaddenin fabrikaya girişinde başlayan bir süreçtir.
Kullandığımız hammaddelerin tamamı uluslararası standartlara uygun olarak tedarik edilir. Üretim boyunca belirli kontrol noktalarında mekanik ve görsel testler gerçekleştirilir. Ürün tamamlandıktan sonra ise teknik kontroller, ölçüsel doğrulamalar ve kalite denetimleri yapılır.
Ancak bizim önem verdiğimiz bir başka konu daha var. Ürün ne kadar kaliteli olursa olsun yanlış ambalajlanır veya uygun olmayan koşullarda sevk edilirse bütün emeğiniz boşa gidebilir. Bu nedenle bütün ürünlerimizi paletli, streçlenmiş ve dış etkilere karşı korunmuş şekilde müşterilerimize ulaştırıyoruz. Kalite yalnızca üretim bandında değil, müşteriye teslim edilen son üründe de devam etmelidir.
Ürünleriniz hangi kalite standartlarına uygun olarak üretiliyor?
Bugün uluslararası pazarda yer alabilmek için yalnızca iyi üretim yapmak yeterli değil. Ürettiğiniz her ürünü belgelendirmeniz gerekiyor.
Firmamız ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerine sahiptir. Bunun yanında ürünlerimiz CE uygunluk kriterleri ve ilgili teknik standartlar doğrultusunda üretilmektedir.
Her sevkiyatımızda müşterilerimize ürün test raporlarını, hammadde analizlerini, mekanik dayanım sonuçlarını ve gerekli kalite dokümanlarını eksiksiz sunuyoruz. Bugün müşterilerimiz yalnızca ürün satın almıyor; aynı zamanda ürünün tüm teknik geçmişini de görebiliyor. Bu şeffaflık, uzun yıllardır sürdürdüğümüz güven anlayışının önemli bir parçasıdır.
Son yıllarda ürün gamınızın önemli ölçüde genişlediğini görüyoruz. Ar-Ge çalışmalarınız hangi alanlarda yoğunlaşıyor?
Elektrik sektörü sürekli gelişiyor. Yeni gerilim seviyeleri, yeni malzemeler ve yeni uygulama alanları ortaya çıkıyor. Dolayısıyla mevcut ürünlerle yetinmeniz mümkün değil. Biz Ar-Ge’yi yalnızca yeni ürün geliştirmek olarak görmüyoruz.
Sahada yaşanan problemleri analiz ediyor, çözüm üretiyor ve bu çözümleri ürün haline getiriyoruz. Özellikle silikon ve polimer esaslı izolasyon ürünleri üzerinde yoğun çalışmalar yürütüyoruz.
Buşing koruma sistemleri, hat izolasyon kapakları, kablo aksesuarları ve farklı gerilim seviyelerine uygun yeni nesil izolasyon çözümleri geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle alçak ve orta gerilim kablo aksesuarları tarafında ürün çeşitliliğimizi önemli ölçüde artıracağız.
Son yıllarda enerji dağıtım şirketleri özellikle kuş temaslarından kaynaklanan arızaları azaltmaya yönelik yatırımlar yapıyor. Bu konuda siz nasıl çözümler geliştiriyorsunuz?
Bu konu artık dünyanın birçok ülkesinde öncelikli başlıklardan biri hâline geldi. Kuş temasları nedeniyle oluşan kısa devreler yalnızca enerji kesintilerine neden olmuyor; aynı zamanda trafoların ve şebeke ekipmanlarının zarar görmesine de yol açabiliyor. Biz geliştirdiğimiz silikon izolasyon sistemleriyle bu riski önemli ölçüde azaltıyoruz.
Ürünlerimiz açıkta kalan iletken bölgeleri dış ortam şartlarından korurken aynı zamanda kuş ve hayvan temaslarını da önlüyor. Bu ürünler özellikle enerji dağıtım şirketleri açısından bakım maliyetlerinin düşürülmesine ve enerji sürekliliğinin artırılmasına önemli katkı sağlıyor.
Enerji altyapısının geleceğinde bu tür koruyucu izolasyon çözümlerinin çok daha fazla kullanılacağını düşünüyoruz.
Güven Elektrik’in kuruluşundan bu yana ithal ürünlerin yerlileştirilmesine önem verdiğinizi görüyoruz. Bu yaklaşım sizin için neden önemli?
Çünkü yıllarca distribütörlük yaptık. Hangi ürünlerin yurt dışından geldiğini, hangi ürünlerde tedarik sıkıntısı yaşandığını ve kullanıcıların hangi konularda çözüm beklediğini çok iyi biliyoruz.
Bizim hedefimiz hiçbir zaman yalnızca ithalat yapmak olmadı. Tam tersine, ithal edilen ürünleri aynı kalite seviyesinde Türkiye’de üretebilmekti. Bugün birçok ürünümüzde bunu başardığımıza inanıyoruz.
Bu hem ülkemizin sanayisi hem de enerji sektörünün sürdürülebilirliği açısından son derece önemli. Yerli üretim yalnızca ekonomik bir kazanım sağlamıyor. Aynı zamanda daha hızlı teknik destek, daha kısa teslim süreleri ve müşteriye özel çözümler geliştirme avantajı da sunuyor.

