Elektrik Dünyası Dergisi
E Bülten Aboneliği
E-Posta
Ad / Soyad
Ana Sayfa » Röportaj
RöportajRengin ÜNVER: ‘LED Kullanımına Yönelik Yasal Düzenlemelerin Yapılmaya Başlanmış Olması, Ulusal Firma Sayında Belirgin Bir Artışa Yol Açmıştır’
Kategori : Röportaj
Ekleyen : Administrator
Tarih : 2017-01-27 15:43:49


Geri Dön
Rengin ÜNVER: ‘LED Kullanımına Yönelik Yasal Düzenlemelerin Yapılmaya Başlanmış Olması, Ulusal Firma Sayında Belirgin Bir Artışa Yol Açmıştır’

Aydınlatma Türk Milli Komitesi Başkanı aynı zamanda YTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Rengin ÜNVER dergimize ülkemiz aydınlatma sektörünü değerlendirdi

 

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

Mimarlık lisans eğitimimin ardından yüksek lisans eğitimimi aydınlatma, doktora eğitimimi aydınlatma ve renk konusunda yaptım. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) kurucu üyesiyim ve ATMK 7. Dönem yönetim kurulu başkanlık görevini sürdürüyorum. Uluslararası Aydınlatma Komisyonu’nun (CIE, Commission Internationale de L’éclairage) 1 numaralı “görme ve renk” bölümünde ülke temsilcisi olarak yer alıyorum.

 

ATMK’nın kuruluş aşaması, bugüne kadar yaptığı çalışmalar, üye sayısı ve yönetim yapısını kısaca özetler misiniz?

 

ATMK-Aydınlatma Türk Milli Komitesi 1995 yılında ülkemizde aydınlatma alanında çalışanları bir araya getirme, bilgi üretme, bilgi paylaşma ve aydınlatma konusunda bilinçlenme yaratmak amacıyla kurulmuştur. Kuruluşunun hemen ardından 1996 yılında CIE- Uluslararası Aydınlatma Komisyonu’na üye olmuş ve Türkiye’yi temsil etmeye başlamıştır. ATMK’nın CIE’de yer alan 37 ülkenin Ulusal Komiteleri gibi, ülkedeki ışık ve aydınlatma ile ilgili kişi ve kuruluşlarla iletişim içerisinde olma ve onları uluslararası platformda temsil etme gibi görevlerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası etkinliklere katılım ve katkıda bulunma, bilimsel ve eğitici toplantılar düzenleme, yayın yapma gibi sorumlulukları bulunmaktadır.

Aslında aydınlatma konusunda bir topluluk oluşturma girişimleri 1980 li yılların başında dönemin mimar ve elektrik mühendisi akademisyenleri, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri ile başlamıştır. Bu girişimin hayata geçmesi çeşitli nedenlerle uzamış ve 1995 yılında bu oluşum gerçekleşebilmiştir. Kurucu üyeleri aydınlatma alanında çalışan mimar ve elektrik mühendisi akademisyenler olmakla birlikte ATMK bütünüyle bir akademik kuruluş değildir. Nitekim 7. Dönem yönetim kurulunda akademisyen, mimar, elektrik mühendislerinin yanı sıra sektörde yer alan çeşitli kurumsal üyelerimizde yer almaktadır. ATMK kuruluşundan bu yana Türkiye’de aydınlatma ile ilgili her türlü paydaşı, özel ve kamu sektörünü, akademisyenleri, tasarımcıları bir araya getirip, güncel bilgilerin paylaşılıp, tartışılabileceği çalışma ortamları yaratmaya çaba ve özen göstermiş ve bunu sürdürmeye de kararlıdır. Bu bağlamda, ATMK bu güne kadar üç uluslararası, on Ulusal Aydınlatma Kongresi düzenlemiş, çok sayıda bilimsel toplantı ve eğitim çalışmalarına destek vermiş, başta üniversiteler, aydınlatma gereçleri imalatçıları derneği (AGİD), sanayi odası, ticaret odası, elektrik mühendisleri odası vb. çeşitli kuruluşlarla işbirliği yapmıştır. Aydınlatma seminerleri düzenlemiş, ülkemizde çok sayıda aydınlatma konulu sergi ve fuarların düzenlenmesine de katkıda bulunmuştur.

Aydınlatma Türk Milli Komitesi’ne “kişisel” ve “kurumsal” olmak üzere iki ayrı tür üyelik söz konusudur. Bugün için 2 Onur, 2 Fahri, 84 Kişisel ve 82 Kurumsal olmak üzere toplam üye sayımızı 170 tir.

 

Aydınlatma sektörünün gelişimi nelerdir? Aydınlatma sektörü ile ilgili ülkemizin dünya pazarındaki yeri nerededir?

 

Her alanda olduğu gibi aydınlatma sektörü de belli bir bilgi birikimi, bu bilginin kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürünlere talebin artması ve ekonomik olarak ulaşılabilir duruma gelmesi ile zaman içinde gelişmiştir. Konuyu özellikle yapay ışık kaynakları açısından ele aldığımızda elektrikten ışığın elde edildiği ilk lamba olan akkor lambalar 1880 li yıllarda kullanıma sunulmuştur. 1930 larda flüoresan, cıva ve sodyum buharlı lambalar, 1960 larda metalik halojenürlü (metal halide) lambalar gündeme gelmiş ve önceki lambalarda da çeşitli iyileştirme çalışmaları yapılmıştır. LED-ışık yayan diyot (light emmiting diode) ise akkor lambaların hemen ardından 1890 lı yıllarda, elektrikten ışığın elde edildiği bir eleman olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ancak, LED lerin aydınlatma amacıyla kullanılabilir duruma gelmesi 20. Yüzyılın sonlarına doğrudur. 1990 lardan sonra bu güne kadar geçen yaklaşık 25 yıllık süre içinde LED ler gelişmiş ve geleneksel olarak tanımlanan diğer elektrik lambalarının yerini almayı başarmıştır. Özellikle 2010 yılından sonra LED lerde yaşanan gelişmeler aydınlatma sektörünün tüm dünya da ve ülkemizde eskiye oranla daha farklı bir düzeye gelmesine yol açmıştır. LED le birlikte sektörün büyümesi de hızlanmıştır. Bu olgunun doğal bir sonucu olarak geleneksel lambalar ile bunların içinde yer aldığı aydınlatma aygıtlarının (armatürlerinin) üretimi ve pazardaki payı da azaldı.

Sektördeki bazı kaynaklara göre LED lerin dünyadaki pazar payı 2012 yılında %18, 2016 yılında ise %45 dir. Bu oranın 2020 lerde %70-75 lerde olması beklenmektedir. Bu denli büyük ve hızlı artış gösteren bir pazarın olması ister istemez aydınlatma sektörünü de ekonomik açıdan oldukça cazip kılmaktadır. Neredeyse her gün yeni bir firma LED le sektöre katılırken, kendini güncelleyemeyenler ise sektörden çekilmektedir. Bir anlamda aydınlatma sektöründeki gelişmeler sektördeki aktörlerin de değişmesine yol açmaktadır. Yani LED, pazarda belirleyici rol oynamaktadır. Nitekim ülkemizde de yol aydınlatmalarında LED kullanımına yönelik yasal düzenlemelerin yapılmaya başlanmış olması, ulusal firma sayında belirgin bir artışa yol açmıştır.

İSO-İstanbul Sanayi Odası ve AGİD-Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği’nin ülkemiz aydınlatma sektörü analizlerine baktığımızda ihracatımız son beş yılda düzenli olarak %10 arttığını söyleyebiliyoruz. Bu oranın 2017 için çok artması genel ekonomik durgunluk nedeniyle beklenmemekle birlikte yine % 10 dolaylarında olacağı ön görülmektedir. Pazar büyüklüğü için örneğin, 2013 yılında 2 milyar doları aşan bir rakam karşımıza çıkmaktadır.

 

Sektörünün sorunları nelerdir ve çözümü nasıl olabilir?

 

Aydınlatma sektörünün sorunlarını “aydınlatma tasarımı” ile “aydınlatma elemanı tasarımı ve üretimi” olarak iki temel grupta toplamanın yararlı olacağını düşünüyorum. Bunlardan birinci sorun, mevcut aydınlatma elemanları ile aydınlatma tekniğine uygun, sürdürülebilir, enerji etkin, ilk yatırım ve kullanım gideri düşük aydınlatma tasarımı yapabilecek bilgi birikimine sahip yeterli insan gücü açığı olarak açıklanabilir. Aydınlatma tasarımı konusunda gerekli ve yeterli bilgi birikiminin, ancak eğitimle elde edilebileceği açıktır. Ancak, aydınlatma tasarımı eğitimi veren yükseköğretim kurumları ne yazık ki ülkemizde çok sınırlı sayıda. Bu konuda ATMK olarak aydınlatma eğitim seminerleri düzenleyerek, sektöre katkıda bulunmaya gayret ediyoruz.   

İkinci grupta yer alan aydınlatma elemanı (yapay ışık kaynağı, aydınlatma aygıtı) tasarımı da yine belli bir teknik bilgi gerektirir. Bu konuda da ülkemizde eğitim veren kurum aydınlatma tasarımından da daha sınırlıdır. Işık kaynağı ve aydınlatma aygıtı üretimi ise özellikle LED lerin gündeme gelmesi ile çok daha ayrıntılı ve değişik bilim alanlarının katkısını gerektiren bir sektör durumuna gelmiştir. Burada, bir adet LED’in tek başına aydınlatma için halen yetersiz olduğunu, birden fazla LED içeren sistemlerin kullanılması gerektiğini de belirtmekte yarar var. LED’li sistemler/aygıtlar LED chip, lens, PSB, LED sürücüsü, LED soğutucusu vb. değişik parçalardan oluşur ve titiz bir üretim zinciri gerektirir.

Dünyada LED li sistem parçalarının üretimi belirli firmalar tarafından yapılmakta ve LED li sistem üreticileri bu parçaları birleştirerek ürünlerini oluşturmaktadır. Ülkemizde de bu durum benzerdir. Bir LED li aydınlatma sistemini başından sonuna bütüncül bir biçimde üreten kurum henüz bulunmamaktadır. Yani LED li ürünlerin yerlilik oranı (yerli parça sayısı/toplam parça sayısı) yok denecek kadar düşüktür. Bu durum ister istemez ülkemizi dışa bağımlı kılmaktadır. Bu sorunun giderilmesi için ulusal firmalarımızın bir an önce arge çalışmalarını hızlandırması ve özgün üretimlere yönelmeleri gereklidir.

Ayrıca, sektörde sıklıkla karşımıza çıkan bir başka sorun ise genel de uzak doğu kökenli gerekli standartları sağlamayan ürünlerin düşük fiyatlı olarak kullanıcıya sunulmasıdır. Bu durum hem yerli üreticilerin özgün çalışmalarının gerçek değerine ulaşmasını engellemekten, haksız rekabete yol açmakta hem de tüketiciler açısından olumsuzluklar yaşanmasına yol açmaktadır. Bu konuda ilgili yasa yapıcıların daha titiz ve ayrıntılı mevzuatlar hazırlamalarını bekliyoruz.

Aydınlatma sektörü, ülkemizin en önemli sektörlerinden biri olup, gerçekten son yıllarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu gelişmenin daha hızlı ve doğru bir biçimde olması için ATMK olarak her desteği vermeye hazırız diyor ve söyleşi olanağı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

 

Aydınlatma Türk Milli Komitesi Başkanı

Rengin ÜNVER