Elektrik Dünyası Dergisi
E Bülten Aboneliği
E-Posta
Ad / Soyad
Ana Sayfa » Röportaj
RöportajKrizler doğru yönetilirse aslında avantajdırlar
Kategori : Röportaj
Ekleyen : Administrator
Tarih : 2016-12-12 10:54:47


Geri Dön
Krizler doğru yönetilirse aslında avantajdırlar

Aydınlatma sektörünün duayen firmalarından OSAKA / TLT Panel CEO ‘su Sn. Uğur KIYMAZ ile konuştuk.

 

Sn. Uğur Kıymaz, TLT olarak uzun zamandır gözlerden uzaktınız. Neler yaptınız bu dönemde?

Çok ama çok yoğun bir süreç yaşadık, inanın daha yeni yeni nefes almaya başladık.

 

İyi haberler var mı?

Hem de nasıl… Biliyorsunuz LED Panel teknolojisinin temeli olan, LGP (Light Guide Panel) Patentine sahibiz. Bu doğrultuda yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalar sonuç verdi.

Tamamladığımız ve başarı ile sonuçlanan, TÜBİTAK Ar-Ge Projeleri neticesinde, ülkemiz OSAKA/TLT Panel ‘i “Nitelikli Teknoloji ve Öncelikli Yatırım” kapsamına aldı. Bu vesile ile Ekonomi Bakanlığının 5.Bölge teşviklerinden faydalanılan “Yatırım Teşvik Belgeleri” ve Sanayi bakanlığının “Tekno Yatırım Desteği” imkânlarına hak kazandık.

Artık yatırım zamanı. Anlayacağınız yükümüz ve sorumluluğumuz iyice arttı, bizde bu vesile ile sanayileşme sürecimizi başlattık.

 

Böyle bir dönemde bu kararı almak, sizce doğru mu?

Krizler doğru yönetilirse aslında avantajdırlar. Tarih örnekleri ile dolu, kaldı ki gerek yurtiçinden gerekse yurtdışından aldığımız talepler bizi seri üretim için oldukça zorluyor. ,

Biran önce makine yatırımlarına girmemiz lazım. Ne yazık ki LGP teknolojisi için üretilmiş makinalar yok. Tüm üreticiler kendi makinelerini kendileri konfigüre etmekte. Böyle olunca bizler de kendi makinalarımızı “özel imalat” olarak üretiyoruz. Bu da oldukça zaman alıyor.

Yani kısaca 2017 hem makine hem tesis yatırımı ile geçecek bizim için.

 

Siz ilk LED Paneli üretmeye başladığınızda yalnızdınız, oysa şimdi çok fazla rakibiniz var.

Evet Türkiye 'deki ilk Edgelight LED Paneli üreten firmayız. Bu da bize bazı misyonlar yükledi. Öncelikle arkadan gelenlerin sizi sollayıp geçmemeleri için çıtayı hep en üstte tutmalısınız. Biz de Ar-Ge çalışmalarını aynı doğrultuda dinamik tutmaya çaba sarf ediyoruz. Örneğin; verimlilik değerimiz 80 birimlerde iken ve rakiplerimiz bu değere yaklaşmaya başlarken, Ar-Ge 'miz 90 birimleri yakalamış oluyor. Laf aramızda kalsın şu sıralar 100'ü gördük.

 

İş dünyasında rekabetin bir gereklilik olduğu söylenir, bu konuda ne düşünüyorsunuz ?

Elbette rekabet bizleri ve onları geliştirir. Zinde tutar. Bu da son kullanıcıya olumlu olarak yansır. Ayrıca yine laf aramızda, ortalıkta kötü ürün olmayınca kaliteli ürünün kim kıymetini bilir ki...

 

Backlight Panel ve EdgeLight Panel arasındaki fark nedir ?

Harika bir soru. Şunu açıklığa kavuşturalım da bilmeyen kalmasın. Bir kere Backlight bir ”Panel“ değildir. Malûm kelime anlamı “arkadan aydınlatma“ bu bir LED'li aydınlatma armatürü ama bir Panel değildir. Bir ürünün Panel (Plate) olabilmesi için levha özelliğine sahip olmalı, ince olmalı, küçülebilir ve büyüyebilir olmalı. Backlight Panel üreticisinden 60x60 değil de 61x61 isteyin, bakın bakalım yapabiliyorlar mı? Sac veya plastik kasanın içerisine LED şeritler konmuş halidir Backlight .Üstelik kasa kalınlığı 6-7 cm dir. LED 'lerin ömrünün bir numaralı düşmanı olan ısıyı sac veya plastik kasa ile nasıl tahliye edeceksiniz? Oysaki Edgelight Panel yani, kenardan aydınlatılmış Panelde üzerlerinde mikroprizma dizaynlar oluşturulmuş Akrilik Levha kullanılır. 120x240 cm 'e kadar istenilen her ebatta üretilebilir. Ayrıca LED 'ler, ısı transferini sağlayan Alüminyum profiller içerisine yerleştirilir. Armatür kalınlıkları da    1-1,5 cm civarındadır. Hiç mi üstün tarafı yok Backlight ın. Var, az biraz daha ucuz…

 

Fiyat rekabetinde zorlanıyor musunuz ?

O Konuda da çıta en yukarda, en pahalı biziz. Şaka bir yana, mal alınırken ilk fiyatının sorulduğu bir ülkede standartlar üstü bir üretim yapmak ve onu satmak gerçekten kolay değil. Ancak ne mutlu ki Türkiye eski Türkiye değil. Ucuz etin yahnisinden çok çekti bu ülke. Bu yüzden artık tüketiciler oldukça bilinçli hale geldiler. Gelişen teknoloji ve internet dünyayı küçülttü. Tüketici neyin ne olduğunu eskisinden daha kolay ve çabuk öğreniyor. Bu da insanların seçicilik özelliğini geliştirdi. Ne mutlu ki  artık “ kaliteli olsun, 3 kuruş fazla olsun “ diyen insan sayısı daha fazla. Bizde boş durmadık. Özellikle Çin 'den gelen mallar ile fiyat rekabeti sağlayabilmek için kaliteyi düşürmeden maliyetleri aşağı çeken formüller, metotlar geliştirdik. Çok büyük ölçüde de başardık. Artık onlar ile aramızda ki makas o kadar açık değil. Üstelik Çin 'den gelen ürünlerde çıkan arızalar, ton farklılıkları, devam kalite problemleri ithalatçıları iyice bezdirmiş durumda. Sırf bu yüzden ithalatı bırakıp, bizden LED Panel almaya başlayan firmalar var.

 

İthalat vergilerindeki artışlarda buna sebep oldu galiba ?

Olmaz mı… İthalatçı hesabını yapıyor “Ben nakit para veriyorum, 3 ay sonra mal geliyor, bir kısmı hasarlı- kusurlu, 6 ay vade ile satmaya çalışıyorum. Kargo masrafı vs. derken, para kazandığımı zannederken para kaybediyorum. Kazanan kim oluyor, Çin'li üretici… Biraz fazla veririm yerli üreticiden alırım bir sorun çıkar ise muhatabım var, üstelik vadeli alır vadeli satarsam kazancımı bilirim“ diyor. E haklı. Zaten sonuçta yapılan şey Ticaret, para kazanmayacaksanız niye riske giresiniz. Üstelik onca ilâve vergi ve kotalardan sonra yapması gereken de bu.

Çok şükür ülkemizde neredeyse her kalem mal üretilebiliyor. Niye yabancıya para kazandırıp duruyoruz ki ?.
 

Ancak bazı ürünlerde Çin ile fiyat farkı çok değil mi ?

Haklısınız ama bunun sebebinin de o malları getirenler ve veya alıp kullananlar olduğunu biliyor musunuz, nasıl mı ?.

Bakın anlatayım…  Yanlış bilinen bir doğrudan başlayalım. Çin'in ucuz olmasını, işçilik ücretlerinin düşük olmasına bağlayanlar var. Tamamen yanlış bilgi. Bundan 10-15 yıl önce belki, biraz. Ama şimdilerde, hayır… Artık Çin de asgari ücret bizi sollamış durumda. Çin neden ucuz biliyor musunuz, çok basit, sadece çok ürettiği için. Bu onlara 2 önemli avantaj sağlıyor;

1-Satın alma gücü.
2-Birim başına düşen işletme gideri maliyetleri.
Bir örnek ile açalım konuyu ;

Malzeme maliyetleri artık materyallerin “ Dünya borsaları “ olduğundan 3 aşağı 5 yukarı aynı, yani X bir armatürü, yerli üretici de Çin 'li üretici de aynı malzeme maliyetinde temin eder. Örneğin ;

Yerli üretici için, malzeme maliyeti 50$ olsun, ayda da 1.000 adet ürün üretsin. Bu üretimi 20 kişi ile yapsın ve işletme gideri 50.000$/ay olsun.

50.000$ / 1000 adet = 50$  ürün başına işletme gideri olur. 
Böylelikle 50$ malzeme gideri + 50$ işletme gideri = 100$ + %15 kar = 115$ satsın.

Şimdi Çin 'li üreticiye bakalım. Çin 'li üretici 10.000 adet üretirse ne oluyor ?

Bir kere malzeme maliyeti en fazla %10 satın alma avantajı ile 45$ ye düşüyor.
O 20 kişi değil 50 kişi çalıştırmak zorunda kalıyor.
Şirket gideri de 70.000$ ye çıkıyor fakat birim başına işletme gideri maliyeti 70.000$ / 10.000 ad = 7$ a düşüyor. Böylece 45$ malzeme maliyeti + 7$ birim işletme gideri = 52$ + % 15 kar = 60$ satıyor.

Gördünüz mü nasıl yarı fiyatına geldiler. İşte biz bu avantajı yerli üreticimize sağlatabilirsek emin olunuz , en kaliteli ürünleri en ucuza kullanabilir, ihracatta da rekor üzerine rekor kırabiliriz.

 

Sözlerinizden yerli malı kullanımının desteklenmesi gerektiği anlaşılıyor.

Tartışmasız evet, bu sadece aydınlatma sektörünün sorunu değil bütün ülkenin sorunu. Çözüm de basit, ülkede geniş katılımlı yerli malı teşvik sistemi getirilecek, Devlet bunu teşvik etmeli, anlatmalı, öğretmeli, ve yaptırımlar uygulamalı. Güney Kore son 20 yıldaki atılımlarını buna borçlu. Hiç yeni bir şey keşfetmeye gerek yok, örneği belli yapılacaklar belli, bu konuda milletçe SEFERBERLİK ilan edilmelidir.

 

Aydınlatma sektöründe LED 'in geldiği noktadan memnun musunuz ?

Sektörde sıklıkla kullanılan bazı beylik cümleler var. ”Türkiye LED çöplüğüne dönüşüyor“ , “merdiven altı , kalitesiz üretimler var“ ve “LED 'in standartları yok“ gibi… Özellikle de bunları söyleyenlerin, şikâyet makamında olmadıkları halde söylenmeleri çok manidar. Evet, her kafadan bir sesin çıktığı, bilgi kirliliklerinin yaşandığı bir konu LED. Ancak ben yakınmayacak, çözüm göstereceğim. Enerji bakanlığımız tarafsız, geniş katılımlı ( özel sektör, üniversite, kamu) ve tam yetkili bir heyet kurmalı. Bu heyet TSE ile koordine, standartları belirlemeli, birim fiyat listelerini oluşturmalı ve denetimli kontrolü sağlamalıdır. Meseleye çözüm endeksli yaklaşır, bu ve benzer projeleri hayata geçirmez isek her geçen yıl-ay-gün bu kadar değerli “enerji“  'den “tasarrufu“ ıskalarız.

 

Son olarak söylemek istedikleriniz ?

Çok önemli olduğunu düşündüğüm bir konunun altını çizmek istiyorum. Sektörümüzde Türkiye de faaliyet gösteren bazı yabancı firmaların, kendi marka büyüklüklerinden güç alarak bazı dayatmalar yaptıklarına şahit oluyoruz. Ayrıca yine bazı yabancı menşeili firmaların biz üreticilere malzeme temin ederken “ülke politikası” uyguladıkları, stoklarındaki üst sınıf malzemeleri başka ülkelere kaydırıp, kalanları almak zorunda bıraktıkları gözlemleniyor. Bunlara da bir dur demenin zamanı geldiği kanaatindeyim.

Kendilerini dev aynasında gören bu firmalara, eğer bu ülkede mal satmak istiyorlar ise, bir diğer Avrupa ülkesinden farklı uygulamaya tabi tutmaması gerektiği hatırlatılmalı ve hatta bu konuda birtakım yaptırımlar da uygulanmalıdır. Bu hususta AGİD ‘i de göreve davet ediyor, tüm üreticilerimize ortak tavır konusunda çağrı yapıyorum.

 

OSAKA / TLT Panel CEO' su

Uğur KIYMAZ